15
Tem

Çok romantik başladık, sonra geyiğe bağladı…

-Bugün eve dönerken lise arkadaşımı gördüm. Evlenmiş, memur olmuş, bir de erkek çocuğu olmuş. ”Sen napıyorsun?” dedi. ”Nolsun işte, aynı…” dedim. Adamı görmeyeli 4 sene falan oldu halbuki. Harbiden de aynı… Napıyoruz oğlum biz?
-Hiç bir fikrim yok. Bisletten düşmemen için pedal çevirmen gerekir, bizimki de o ayak, pedal çeviriyoruz.. İyi-kötü…
-Ne acayip ya?
-Ne acayip?
-Şey işte… 24 yaşına geldim nerdeyse, bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
-Harbi mi lan? Ben bilmiyordum senin bilmediğini?
-Bilemezsin tabi. Ben kullanmayı bilmiyorum, sen benim bilmediğimi nerden bileceksin?
-Ney?
-Oğlum beni yolda bisiklet kullanmazken görmeme gibi bir ihtimalin yok herhalde?
-Evet,yok… Neyse ne diyorduk?
-4 sene oldu diyorum değişen bir şey yok. Napıcaz bilmiyorum? En iyisi annem diyeyim, konu komşuya haber salsın bana helal süt emmiş bir kız bulsunlar.
-Valla ben de öyle yapayım, ne emmiş olursa olsun bu saatten sonra başka çare kalmadı.
-Ulan ne hale geldik be.. Emekli memurlar gibi takılıyoruz. Sane dedim bir büfe açalım ortak, 3 gün sen başında durursun 4 gün ben. Kafamıza göre takılırız, cebimizde para olur. Dinlemedin beni…
-Ulan para olsa ben 8 gün de dururdum başında , hıyara bak …
-Ulan Alex futbolu bırakacak daha bi kombine bile alamadık. Yazıklar olsun böyle hayata…
-Cerrahpaşanın santraforu Alex Kazım’ın çocuğu olmuş bu arada… Çocuğun adını ne koymuş bil bakalım.
-Ne koymuş? Alex mi?
-Alex koycakmış nüfus memuru yanlışlıkla Hagi diye kaydetmiş. Aklı oraya gitmiş.
-Yapma bee… Ulan millet iyice çoluk çocuğa karıştı…

 

 

Onur Dalar – 15 Temmuz 2012

Tags: ,

...