9
Oca

Fariğ Olanın Sırât’ı

Bir kabuğa bağlanmış ömrümün Sırât’ı
Bastıkça kanatır, bu Nil akışlı yarayı
‘Oku’ kelâmını bilir gibi bil,
Derindir bahtımın kara gözlü muhtevası

Hafifliği eştir, eşittir
Dünyanın sonunu getirecek ateşin odunluğuna
Ağırlığı eştir, eşittir
Ruhumun ağırlığıyla ezilen Azrail’in çilesine
Acısı, çölü okyanusa meylettiren gözün yaşıdır
Sınır bilmez,
Elleri Allah’ın eteğini ıslatır
Adap bilmez,
O’nun huzurunda isyana buyurur!

***

Buyrulur,
Yükü olmayan Sırât’ı tek nefeste geçer
Ama aşkın yükü dolanmış, sarmışsa bedenini
Cehennemin orta yerine diker sancağını
Bundandır,
Sen de uğraşma kir ile irin ile Genç Cato
Kılıcını hangi vicdansıza savurursan savur
Hangi masumu dikenli tacından azad edersen et
Dans eden alevlerin arasından bir el,
Ki o el aşkınla şekil bulur,
Uzanıp yüreğinden çeker seni İlahi Komedya’nın cehennemine
Hak budur!
Yaşarken mutlu ettiğin yüreklerin ihaneti
Azad ettiğin köylünün, ancak davrandığı kadar müşfiktir

Baran Tezdönen – 09 Ocak 2016

...