10
Oca

Matruşka Gibi

Gözlerinde bir hakikat vardı
Ona varabilmek için uzadım durdum
Yüreğim koşar adım yanaştı, çoğaldı O’nda
Varmanın, hakikati bulmanın telaşı sardı bir anda
Ve bir merakla bağırdı
Çığlık oldu
Matruşkalara benzetti, yarattı nefesinde
Açtıkça bir başka O’nu karşılamanın, bir başka ona varmanın sevinciyle
‘Ben kimim’i sordu gözleri ve cevabı, O’nun varlığı.
Tanrı nasıl bir insanı bütünleştirip sunmuştu
İnsanlığın üzerine serperek hem de…
O ben mi? Ben o mu? Aklıma uydurdum hepsini ve yüreğimde birleştirdim. Gölgesini kendi karanlığımdan ayırdığım an dünyayı O’nun hakikatiyle anladım.

Hakikat üç beş kelamın boynunu bükmesi değil, ondaki canın soluk almasıydı. Ellerimi açtığım an dilimden göğe uçtu birkaç ayet-i kelime

“Bize verilen kıymetlidir. Senden gelendir. Onu koruyacağız, sakınacağız.  Varlık sahasına girip onunla bir yanacağız”…

Eğer sana varlığını hatırlatan bir çöp bile olsa onu öpüp başına koymalısın dendi. Sonra varlığına ve onu hatırlatan varlığa şükretmelisin.

Ondan geleni korumak senin işin, varmak istediğin her yer koruduğun hakikatler olacak…

 Sevinç Özilice – 10 Ocak 2017

...