17
Ara

Mihmanın Saltanatı

durduğum yerde doğrulup
omuzlayabilir misin çürümüş nefesimi
”su çürür”, insan çürümekten parçalanır
sen ey düşkünlerin düşkünü!
çürütebilir misin kalbin etrafında,
eteksiz sema dönen rüzgârın iradesini
o ki
yılkılarca dalgalandırmış geniş omuzlu bozkırı
ve kürt dağlarının yalnız ağacının el süreni,
çıplak bırakan yangınların kibirli yalnızı
dur diyebilir misin karşısına dikilip
önüne kattığını toplayabilir misin
ektiğini sakınıp,
biçtiğini yediğinden çok tutabilir misin elinde
baş eğ
bin yıllar evliyaya gölge duran anadolu’nun
baş kaldıramazsın sağır fermandarına

baktığım yüzünün şiirini çizebilir misin
baktığında orda olmayacak olanın
sesinin şiirini duyabilir misin
sen ey acizler acizi!
bir aşktan bir aşka tohum taşıyan,
insan söktükçe
üflenip toğrağa can diken hükümdarın
ellerini kesebilir misin

Baran Tezdönen – 17 Aralık 2016

...