14
May

Soma’da “Ölüm” kömür karasıdır, bulaşır diye korkulur !

Soma'da acısından yumruk ısıranları gördük ! Yumruk mu ısırmadık...

Soma’da “Ölüm” kömür karasıdır, bulaşır diye korkulur !

Hikayemiz hayatını kaybeden yüzlerce insandan, kendi canı kadar değersiz görüp o şok anlarının içinde bastığı beyaz örtüye üzerindeki siyahı bulaştırmak istemeyen bir işçiden, yaşlı bir adamın maden ocağında çalışan onbeş yaşındaki yeğeninden, acıdan yumruğunu ısıran bir anadan, içeride kaç insanın çalıştığını bile bilmeyen bir belediye başkanından,  asır öncesi yaşanan olaylardan örnek vererek; iş kazalarının kader olduğundan bahsedip iş kazası olmayacak diye bir şey yok diyerek ülkesinde yaşayan insanları teselli ettiğinini sanan bir başbakandan oluşmaktadır…

Televizyon kanallarında saatlerdir büyük puntolarla 205[*] ölü yazıyor. 40 dakikadır CNN Türk’e canlı yayına kitlendik 40 dakikada en az 15 cenazeyi ambulansa taşıdılar. Reyhanlı gibi, 1999 İzmit depremi gibi insanlara görev yaptıklarını yedirmeye çalışıyorlar. 1999’da İzmit buz pateni sahasına toplanan binlerce cesedi yaşı imkan veren hiçbir İzmitli 15 yıldır unutamadı. Oraya polis, çevik kuvvet, jandarma yığacağınıza doktor, psikolog, pedagog göndermeniz gerektiğini en fazla 25 yıllık yaşam tecrübemizle biliyoruz. Devlet denen organizma neredeyse 100 senelik tecrübesiyle bunun farkına varamadıysa burada bir sorun var demektir.

Belki çoğumuz Kore’de yaşanan Feribot Faciasından habersiz yaşıyoruz ancak, ülkenin başbakanı yaşanan kayıplardan ötürü üzgün olduğu ve elinden onları kurtaracak bir şey gelmediğini söyleyerek istifa ettiğini bildirdi.

Bir de kendi ülkemize bakalım tershaneler, Reyhanlı, Roboski, Gezi Parkı, Soma… Ard arda bu kadar insanın ölümüne göz yummak, kendi canın değil diye susmak nedir? Kaç çocuğun babası bir daha evine dönemeyecek? Kaç ailenin ocağına kül düşecek? Kaç anne baba daha evlatlarının kendinden önce toprağa gittiğini görüp kalp krizleri geçirecek? Dua ettiğinizi söyleyerek, sosyal medyadan teselli mi edeceksiniz insanları? Bu şekilde neyi düzeltebilirsiniz? Herkesin bir şeyler söylemesinin bir anlamı olmadığını düşünüyoruz. Ve suskunluğunu koruyanlara da saygı duymadığımız açıktır. Selçuk Parsadan’ın zamanında sorduğu bir soru aklımıza geliyor, “Kardeşim bu kadar tepkisiz bir toplum olur mu ?”

Bir yanda da acıya gömülen, acı ile tımar edilen insanlar; öte yanda iktidardan daha çok nemalanmak için kraldan çok kralcı olanlar “olaylar Gezi’den iki hafta önce oldu, altında bir bit yeniği olmasın”, “bütün bu olanlardan AKP iktidarını suçlamamak gerekir” diyenler… Peki bunca insanın vebali kimde kardeşim?

Acıdan yumruğunu ısıran insanları görüp yumruk mu ısırmadık? Ard arda gelen olaylar sonucu ağız bozmadan bir yazıyı tamamlamak hepimiz için zor oluyor,  böyle vakalarla terbiyesiz oluyoruz git gide… Ernesto Che Guevara’nın sözünü hatırlayın! Yapılması gereken direnişçilere şans dilemek değildir; onların kaderini paylaşmaktır. Onlara ölüme ve zafere dek eşlik edilmelidir. Eğer oturduğunuz yerden bu ‘kaderi’ değiştirebileceğinizi düşünüyorsanız o anneye sorulan “babam bu gece eve gelmeyecek mi?” sorusuna siz cevap verin !

sokak çocukları – sokaktaki.com yazarları / 13-14 Mayıs 2014

[*] Resmi rakamlara göre hayatını kaybeden işçilerin sayısı 301’e yükseldi.

One Awesome Response.

  • msy

    kara olan kömür değil yazgımız amk. bu toprakların anlına karayı sürmüşler. aç ahmet kaya böyleymiş kara yazımız !

    Geçmedi yare sözümüz
    Yollarda kaldı gözümüz
    Yere sürüldü yüzümüz
    Böyleymiş karayazımız.

    Çiçekler açılmaz oldu
    Pınarlar içilmez oldu
    Yar bize gülmez oldu
    Böyleymiş kara yazımız.

    Yalnız ona yar demiştik
    Onda bir şey var demiştik
    O bizi anlar demiştik
    Böyleymiş kara yazımız.

    Hey gönül gene bu gece
    Kederim geceden yüce
    Gel susalım beraberce
    Böyleymiş kara yazımız.