5
Eki

Sonsuz – (14) Bir çocuk kaç yerinden vurulur!

llllllllllll

Yanımda oturan ve beni sevdiğini, ya da en azından benden hoşlandığını düşündüğüm kızın sorusuydu; siz Alevi misiniz? Sorunun cevabının o an ne ifade ettiğini bilmeyerek veya ardından gelecekleri o an için sorgulamayarak; Evet demiştim. Yanımda otururdu, sonra göremez oldum. Cevabı kendinden menkul bu sorunun muammasını çok sonraları kavradım. İlkokul üçtük henüz.

Esasen cenabet gezerdik, cem olduğumuz zamanlarda ise mum söndü yapardık! Bu iddiaları da yine okuduğum okullarda çokça dillendirmişlerdi; yüzüme gülerek..

Diyelim ki, Afrika’da safari yapıyorsunuz. Cebinizde para çok, godomansınız. Keyfinize göre dilediğiniz hayvanın ya derisini doldurmak, ya boğazını kesmek ya da büyük olan çiftliğinize hayvanı kapatıp anasından emdiği sütü burnundan getirmek istiyorsunuz! Dostlarınıza içki sefalarında bu garipleri sunmak istiyorsunuz!

Sizler için mesele olmadığını düşündüğüm bir konuda ise, yani geçen Çarşamba sabahı ağlayarak kendimi helak ettim. Bütün aylaklığımla rutin tuvalet, el yüz yıkama faslından sonra gazeteleri okumak için internetin başına geçtim. Açtığım sayfalar çocukların toplu öldürülmelerinden bahsediyordu.

İşte şu üstteki safari benzeri bir şeyle bu küçük çocukları, yetimleri katlettiler. Üstelik onlar henüz ilkokul çağındaydı. Yani, arkadaşından duyduğunu babasına anasına soran; ama bu çocukların babaları da terör şebekeleri ile savaşırken vermişti canını. Eski anıtsal bir hikayeydi, çocukların kanatlarının olmaması, yoksa melek olacakları. Ama şimdi bu melekleri de elimizden alıyorlar.

Çocukluğumuz kayıyor ellerimizden. Bize bile kalmıyor, gülen oyun isteyen yüzümüz.

Sercan Aydoğan – 05 Ekim 2014

...