Yazar Arşivi

0
20
May

Su’yun Çağrısıdır

Yolunda parçaladığım kumaşlardan birleştirdiğim şu vakur gömleğim
Bir tecrit hırkası değildir aslında
Ve her tarafı insandan oluşan yalnızlığım da
Tecritle açıklanabilir bir durum değildir.
Belki
Bir puta sanem deyip öykündüğüm gerçeğidir
Baltayı İbrahim’in eline yakıştıran
Sanemin boynu kesilmeden az önce
Yani keskin temrenin bileklerime temas etmesiyle birlikte
Yani gözlerimin toprağa düşürüldüğü ilk celsede
Karşılaşmayı umduğum şey gökyüzüne dolanı akan şu ırmaktı
Ay doğsa gözlerim dolacaktı
Bundan emindim
Su’yun bedenimde tecelli ettiği ilk yer
Irmakla aynı anda göğün mavisine karışacaktı
Belki de bundandı
Hiçbir zaman bilemeyeceğim mazime olan iştiyakım
Su ilk kere çağrıyor şimdi beni yanına
Elimi çabuk tutmalıyım.

“Biz her şeyi Su’dan yarattık.”
Çokça ilahi bir cümledir tapınak duvarlarında
Yarattık, yüklem
Biz, özne
Her şeyi, nesne
Su, elçidir
Fail, meçhuldur Su’yun sırrına eremeyene
Oysa ki fail Gaffâr’dır
Öyledir.
Su’yun sahibi çağırıyor şimdi tüm hiddetiyle beni
Ötelerden gelen şu ses bir çağrıdır
Kulak vermeliyim
Su bir elçidir
İnanmışım buna
Su’yun sahibine gitmem gerek
Açılmış tüm gözeler benim için
Kurtuluş ölüm kadar kısa bir müddettir şimdi
Yani an meselesidir.
Söylediğim, söylemek istediğim, söyleyeceğim bütün içimde kalanları yutmalıyım
İşittim şimdi Su’yun sesini
Elimi çabuk tutmalıyım

Geçmiş günler geçmişliğiyle mükellef değil
Gelecek için de herhangi bir umut beslemiyor.
Bir söz vermiştim yarını özleyen çocuklara
Çocukları kandırmanın anlamı yok
İşittim işte Su’yun sesini
Sözümü tutmadım
Ellerin duvara ha çarptı ha çarpacak bir sarkaç kadar yakındı ellerime
İşittim işte Su’yun sesini
Eğilip ellerini tutmadım
Arkadaşlar birer birer yaladı toprağın üşüyen bağrını
Yas tutacak vaktim yok
Yas tutmadım
Su, hepimizi temizleyeceğine dair 12’nin üzerine yemin etti
Gitmem gerek
Ağlamam gereksiz
Israr etmeyin boşuna
Yas tutmayacağım
İşittim işte Su’yun sesini
Elimi çabuk tutmalıyım.

Cem Hayat – 20 Mayıs 2015

0
10
Nis

Olsun

Yorgunluğuma sebep düşünceleri
Zihnimden kazımaya çalışmak
Büsbütün öldürüyor beni
Ve kurtulamıyorum
İçimde bir volkan gibi kımıldayan silüetten.

Olsun!

Ben gökyüzünün kutsiyetine inanmışım bir kere
Ve kısacık bir iç çekişle tutunmuşum hayata
Geceleyin münzevi hallerle hıçkırıklara boğulmuşum
Yakup’tan yadigâr bir gömlek diye taşıdığım şu şey sırtımda
Aslında İlahi düzende kurduğum cümlelerdir
Bana sakın ağlama deme sevgilim
Çünkü karanlıkta ağlamak bir peygamber sünnetidir.
Kursağımda şu ölüm diye taşıdığım imdat
Ve beni yoluna böyle köle eden itaat
Sana olan aldanmışlığımın tecellisidir, bilesin
Ne yapsam kurtulamam şimdi
Canımı katmışım artık canına
Yine de için rahat etsin sevgilim
Ben bütün yeminlerimi
Bozarak geldim kapına

Karanlık tapınakların güneşi sen oluyorsun şimdi
Aydınlatanı ben
Ama bir kere günahla sıvanmış duvarlarımız
Bakışların şirk diye yazılmış kutsal kitaplara
Kalemimiz kırılmış
Ne yaparsak yapalım
Zulmetin önüne geçemeyiz artık.

Olsun!

Olur olmaz zamanda düşünüp bunları
Düşürme gözlerini toprağa
Sen gül yeter
Ben geceleri yıldız toplar
Bırakıveririm kapına…

Cem Hayat – 10 Nisan 2015

0
13
Oca

Bileklerimde Filistin

Hançerim hava gibi keskin,
Ölüm gibi soğuk
Ve mahşer gibi korkunçken
Ve temreni ilk defa deyiyorken kınına,
Hatırıma düşüyor gözlerin,
Sonra bir bakıyorum,
Tüm dehşetiyle bileklerimde
Güzel Filistin.

Cem Hayat – 13 Ocak 2015

0
3
Oca

Yarı Gazel

Baş yastığa değdi mi aklıma düşen damla
Gözleri gözlerimde sabaha kadar süren damla

Ben cinnet geçirirken yaşamın son gecesinde
Beni esrarlı gözleriyle öylece seyreden damla

Son kez görmek mi daha zor son kez görememek mi
İçimde böylesi çelişkili korkuları büyüten damla

Bulut olup üzerimden geçmen yeterliyken canımı almaya
Yağmur olup her dakika yüreğime dökülen damla

Richter ölçeği çatlıyor işte gecenin en sivri yerinde
Aklımın en ücra köşesinde depremler oluyor
Düşlerim dökülüyor teker teker yere
İliklerimde Züleyha’nın ihaneti dolaşıyor.

Ve sevgilim hançer dediğin
Vurulduğu yerden çekilmedikçe kanatmaz
Haydi durma
İliklerimi gömlekle
Artık bu gömlek aynı yerden
Ne olursa olsun ikinci kez yırtılmaz.

Cem Hayat – 3 Ocak 2015

0
23
Ara

Bırakma Beni Suphi

Onunla bir kere gözgöze geldik
Sonra olaylar hızla gelişti Suphi
Sonra düşünmeye başladım ölümü.
İsmiyle müsemma bir karanlıktaydı gece
Gözlerimde damla diye taşıdığım bir oluk yaş
Sırtımda Züleyha’dan kalma tarihi bir hançer
Dilimde Musa’nın kekemeliği vardı.

Sonra düşünmeye başladım ölümü.
Dağlarında yürüdüğüm toprağı
Söze dökülmeyen içimde kalanları
Kavimler Göçü esnasında söylenen türküleri sonra
Hakimin hükmüyle kırılan kalemi düşündüm Suphi
Ömrünün baharında boynuna ilmek geçirilenleri
Namluya sürülen mermiyi
Gece yaptığımız sohbetleri düşündüm
Şarap doldurduğun kadehi
Sabrımı tecrübe eden o geceyi
O’nu
Biraz da seni
Ve o gece bir sözün
Yüreğime kör bir bıçakla kazınmıştı
İşte bu şiir de
Çatlayan sabır taşımın tozlarıyla yazılmıştı

Şimdi beni bırak Suphi
Bırak beni
Kendini kaybetmiş biri
Kaybolmaktan asla korkmaz
Kaldı ki ben bu semti
O’nun gözlerinin içi gibi biliyorum.

Cem Hayat – 23 Aralık 2014