Yazar Arşivi

0
24
Ara

Ne Kaldı?

Başını yere eğmiş ne bakarsın
Adem’i doğuran toprak mı kaldı
Hüseyin’e su olur da akarsın
Suyunu sunacak çanak mı kaldı

Bin kez dönsen Kabe’yi tavaf sanırsın
Alnını koyup secdeye varırsın
Perdeyi yırtan ecelden ne korkarsın
Arş yurdundan güzel konak mı kaldı

Doğru sözlüye cehennem buzlanmış
Yatmış Ali toprakta saçı tozlanmış
Ahmed-i Muhtar dostuna sızlanmış
Turab’ın saçlarına tarak mı kaldı

Feryadi’m dert ile vurur döşüne
Her dostum diyenin düşme peşine
Ey saba rüzgârı esme boşuna
Yelde savrulacak yaprak mı kaldı

Feryadî – 24 Aralık 2014

0
19
Ara

Değil midir?

Mücerret bir zindanda Yusuf’u gördüm
Züleyha Yusuf’a zindan değil midir
Sabır ile sürülünce derdi devran
O Mah-ı Kenan Mısır’a sultan değil midir

Ben Muhammed’i mağarada gördüm
İkra emri ilim irfan değil midir
Sırtını dayadığın zaman Ali’ye
Yezid’le Mervan perişan değil midir

Hacı Bektaş’ı aşk ile kırda gördüm
Aslan kucağında ceylan değil midir
On sekiz bin alemin sırrında isen
Cümle sırlar sende pinhan değil midir

Yunus’u dert ile azm-ı râhta gördüm
Pir söyleyince O kurban değil midir
Kavuşursan şol cihanda yüce Hakk’a
Hakk alemde sana mihman değil midir

Feryadi’yem Şah-ı Merdan’ı gördüm
Cem-i cümlede seyran değil midir
Dost bir kere gülmüşse yüzüne
Hançeri sırtında beyan değil midir

Feryadî – 19 Aralık 2014

0
10
Kas

Varak-ı Adın

Kulak kesilme hemen duyduğun her seste
Gezme şol cihanda aheste vü aheste
Dost bildiğin terk-i diyar eder tek nefeste
Katlinin fermanı şol duvarda asılınca

Aşık olmuşa maşukun yokluğu neyler
Aşık olan yek pare aşıklığı sever
Cümle varlık dile gelir Ene’l Hakk der
Hallac-ı Mansur’um Mirac-ı darda asılınca

Feryadi’yem nefsim hüsn-ü cemalinle sınanır
Öyle bir güzeldir Yusuf-u Kenan kıskanır
Sanırsın Hacı Bektaş Veli duvara yaslanır
Varak-ı adın dıraht-ı tubada asılınca

Feryadî – 10 Kasım 2014

0
7
Kas

Gelirem

Mazlum miraç demiş darağacına
Zalimin fikrine beter gelirem
Cümle varlıkların sultanına
Akı karadan seçer gelirem

Kelp rakip şaraba haram demiş
Meğer ki aşk şerbetini içmemiş
Duydum ki dost muhabbet istemiş
Sazımı postuna serer gelirem

Yetişin carına Ehl-i Beyt’imin
Hüseyin’im elinde kalmış itin
Cennet mekâna Kerbela’dan Yezid’in
Hançer-i bağrını deşer gelirem

Feryadi’yem bedenim ölüm ister
Pir’in hasreti sinemi deler
Bektaş Veli cennettedir deseler
Sırat’ı gözüm kör geçer gelirem

Feryadî – 07 Kasım 2014

0
25
Eki

Ali’ye Mihman Dediler

Kilid-i mührümü eşkin ile vurdular
Üç yüz yıl ağlayan Adem’e insan dediler
Hakk’ın mucizesine mazhar oldular
Kuşun dilinden anlayana Süleyman dediler.

Ser verdik sırra Zülfikarı kından sıyırdık
Mümin olan kulu gidi Yezid’ten kayırdık
Padişahı sultanı tahtından ayırdık
Zindanda sultana Yusuf-u Kenan dediler

Kadılara müftülere inandım biat ettim
Hakk göktedir dediler yere secde ettim
Günahkârım yüz sürdüm kapıya tövbe ettim
Lübabe benim tövbeme ayan dediler

Hünkarın bahçesinde gül kokladık diye
Afıtabı onun yüzünden topladık diye
Sırrı hakikati münkirden sakladık diye
Ali’nin sırrına suretine Kur’an dediler.

Feryadî’yem feryadım bu sözde saklıdır
Mümin olan kulun rehberi aklıdır
Mah-ı tabanım huzurda yüzüm paklıdır
Yüzümü pak eden Ali’ye mihman dediler

Feryadî – 25 Ekim 2014