19
Ara

Zulapark; Şiir çizdim sana

 

Bu gün sevgilimle beraber uyandım.

İnanılmaz bir gündü yani,

Şapşal herif burnunu dayamış enseme,

Öyle bir rüzgar esti ki içimde, ne sonbahar, ne de ilkbahar kaldı…

Kalktım, özenti filmler gibi gömleğini giymedim tabi ki.

Pijamalarımla birlikte silmeyi unuttuğum rimeli temizledim sadece…

Sonra, sonra mutfağa gittim. Uyandığında acıkmış olur,

Kıyamam ben kahvaltı hazırladım ona basitinden, domatesli peynirli falan işte…

Bir iki dakika izlemeyi denedim, olmadı. O uyurken öpmek gelir içimden.

Elmacık kemiklerine uzandım, daha ben öpemeden uyandı…

Öpmeye de kıyamadım, sarıldım arkasından, sırtına sarılmaya bayılırım…

Gereksiz bir huzur sardı içimi, sırıttım. Dudaklarımdan geldiği kadar…

Kahvaltı, kahve, sigara keyfi derken iyice geldik kendimize…

Dünden kalma alkolü attım üzerimden, sarıldım öptüm yüreğinden.

Parmaklarım saçlarının arasında kaybolurken, burnu üşüyordu sevgilimin.

Burnuna üfledim, soluk borumun sıcaklığını, o gözlerini kapatmış nefesimi dinlerken…

Bütün gün böyle kalabilirim, sevgilim seni çok özledim…

Sonra, sonra … Bir sonrası yok bu gidişin. Son raddeye geldi işte…

Sonra, sonra, sonra ellerine uzandım. Parmaklarını ezdim korkarak.

Ellerimi bırakma diye fısıldarken kulağına, saçları deydi yanağıma…

Yıldız kaydı, seni diledim. Mum söndü, seni diledim.

Yaşlı bir kadın kahve koydu, telvesine seni fısıldayarak içtim.

Kar yağdı, yağmur yağdı… Ben hep seni sevdim.

Sonra, sonra bir renk daha keşfettim…

Tırnaklarımla kazıdım, ciğerini. Göz göze geldiğin kadınların…

Uyudum, uyandım zaman geçmedi… Aradan aylar geçti, yıllar geçti ama zaman geçmedi.

Sevgilim, dün sarılıyordun bana ? Bu gün neredesin dedim.

Turuncu bir ip vardı elimde, şişledim, şişledim… Sana kazak örmek istedim.

Bozuk bir saat, patlak bir sokak lambası, kırık bir ayna, bir de gaz maskesi,

Özledim seni sevgilim, Hamam Önü’ndeki beyaz evler gibi…

Bir cümleyi tamamlayamıyorum belki,

Tam bir işi beceremiyorum da. Ankara’da martılara simit atmak gibi…

Tükenmez dedikleri ucuz kalem gibi, erkenden tükendi…

Sonra tekrar uzandım, yatağa…

Meğer hepsi sadece bir rüyaymış. Kimse yok yanımda…

Sarıldığım yastığı da fırlatıp attım duvarın dibine öylece.

Tekrar, tekrar kitapların sayfalarında boğulmak istedim.

Okurken yüzemiyorum, her kelimede sen çıkıyorsun karşıma!

Kulaç attıkça boğuluyorum…

Yapma lan, yapma!

Seviyorum dedim, böyle ortalıkta bırakma.

Bana şiir borcun var sevgilim, unutma…

Birde kötü file iyi geceler dile, iyi yaş bebeğim.  Birlikte mutlu yıllara…

20.12.2012 00.00 Bu şiir benden tüm şizofreni mallara.

İrem Çetin İpek – 20 Aralık 2012

 

One Awesome Response.

  • İsimsiz

    oğlumun senin sevgilin olmasını isterdim biliyomusun irem ama ablası o daha cok küçük umarım aradıın askı bulursun kalemine sağlk