11
Ara

Kırık

sunset-art-glass-mirror-cracked

Hayat cok acımasız.. Bazen bu yuzden hüznü terk etmek istiyorum. Mutlu olduguma inanıyorum. Daha fazla gülümseyip daha fazla konuşuyor, sarılıyor hatta öpüyorum. Bazen bir agaca bile sarılmak istediğim oluyor ve gidip sarılıyorum.. o zaman kısa bir süreliğine tam gibi oluyor hayat. Parmaklarım, kollarım, bacaklarım yerli yerinde duruyor çünkü. Dışarısı soğuk bile olsa ısınabildiğim yerler var… bir karton üzerinde değil de rahat yastıklarda uyanıyorum sabaha… “Günaydın” diyebildiğim, selam verdiğimde benimle elmasını paylaşan halciler bile var. Akşam sıkıldığımda bakkalda oturabiliyor, acıktığımda ne istersem yiyebiliyorum. Canım ne içmek isterse içip hiç birşeyi takmadan bir şekilde eve dönebiliyorum. Çok garip geliyor bazen. Ama hüznü kabullenmeyi de gerçekten seviyorum. Vücudumun en büyük ağrılarını sadece regl döneminde çekip, ufacık hastalıkları büyütüyorum. Ama kafamı çevirdiğimde dünya çok farklı. Herkes en büyük acıları kendinin yaşadığına inandırmış. Diğerlerine at gözlüğü ile bakıp utanmadan ön yargılar ve uçkurlarla matem havasına bulanmış durumda. Kimileri din uğruna kendini paralıyor, Kimileri ırk.. Siyaset yalanını ortaya atmış burjuva sınıfı insanları sürekli sömürmekten utanmıyor. Insanlarsa bunlara göz yummaktan başka çare bulamıyor. Çok garip… bir kısım inanılmaz zenginlik içinde yaşarken farklı kıtalarda insanlar açlıktan yok oluyor.. Tatminsizlik her geçen gün arttığı için suçlular kendini hep haklı görüyor. . Taciz tecavüz sadece insanlara değil nefes alan ya da almayan bütün varlıklara yöneliyor. Tırnağa değen çamuru kabul etmeyen Insanevladı çamurdan yoğrulduğunu unutuyor.

Hayatını sofistler gibi yaşayan ögretmenler gerçek filozofları öldürüyor. Eğitim, öğretim hersey imamhatiplerden çıkan orospulara gebelik ediyor. Ailesi kızını çok temiz, oğlunu ak kaşık görürken farkında olmadan geleceğin orospu ve pezevenklerine yataklık ediyor. Kimse kendi çocuğunun suçunu kabul etmiyor. Kirli geçmişler, temiz gelecekleri bulandırıyor… Hayat çok zor amına koyayım her ay başında bir yerlerde bombalar patlıyor! Bu kez kimimiz öldü düşünmekten içimiz daralıyor..

İrem Çetin İpek – 11 Aralık 2016

...